Urla Hakkında

Urla HakkındaUrla, İzmir il merkezine 35 km uzaklıkta bir ilçe. Doğusunda Güzelbahçe ve Seferihisar; batısında Çeşme; kuzeybatısında Karaburun; kuzeyinde ve güneyinde Ege Denizi ile sınırlanmıştır.

Yüksek öğretim kurumları açısından zengin olan ilçede; İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün yerleşkesi, Ege Üniversitesi’ne bağlı Su Ürünleri Fakültesi, 9 Eylül Üniversitesi Deniz İşletmeciliği ve Yönetimi Yüksek okulu bulunmaktadır.

Doğa ve tarihin kucaklaştığı Urla’da yapılan arkeolojik araştırmalarda İskele Mahallesi’ndeki Limantepe Höyüğü’nün M.Ö 4000′lere kadar tarihlenebilen bir merkez olduğu ortaya çıkarılmıştır. Buluntuların en önemlilerinden birisi kent limanı olup, Ege Denizi’nin bilinen en eski limanlarından biri olduğu kabul edilmektedir. Antik Klazomenai kenti de liman bölgesinde yer alır. Kent, Antikçağ’da özellikle zeytinyağı üretimiyle önemli bir ticaret merkezi olmuştur.

Urla, Aydınoğulları Beyliği ile 1330’lu yıllarda ilk kez Türk egemenliği ile tanışmış, XIV. yüzyıl sonlarında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Urla 16. yüzyılda Ayşe Hafsa Sultan’ın Manisa’da inşa ettirdiği külliyenin gelirlerini karşılayan vakıf yapısı içinde yer almıştır. Denizli Mahallesi Camii, Kamanlı Camii, Sungurlular Camii, Hacı Turan Kapan Camii ve Fatih İbrahim Bey Camii ve Hacı Turan Şadırvanı XV. ve XVI. yüzyıllarda yapılmış Türk eserleridir.

Urla kıyıları ve önündeki 12 ada ile İzmir Körfezi, en güzel şekilde Urla’nın Güvendik sırtlarından seyredilmektedir. Urla köyleri denildiğinde; tiyatrosu ve seraları ile ünlü Bademler Köyü, iç kısımda kalmasına karşın önemli ölçüde turist çekmeyi başaran Barbaros Köyü, kıyıdaki Özbek ve Balıklıova, Gülbahçe köyleri ilk akla gelenlerdir.

Tarihi:

URLA, çok eski bir yerleşim merkezi özelliğindedir. Tarihi M.Ö. 2000 yıllarına kadar uzanır. Urla’nın o devirlerdeki adı Klazomenai’dir. M.Ö. 2000 yıllarının sonlarında Ege göçleri sonucu, Dor’ların orta Avrupa içlerinden aşağıya, Yunanistan’a inmeleri ile Yunanistan’da oturan İon’lar Anadolu’ya geçerek İzmir Körfezi’nden Mandalya Körfezi’ne kadar uzanan bölgede yerleşmişlerdir. O devirlerdeki kargaşadan dolayı Anadolu’ya gelerek yeni kentler kurmuşlar. Hatta Hititler gibi büyük devletler bile bu kargaşadan etkilenmiştir. Bu bölgeye İonia adını vermişler. İon kolonizasyonu olarak adlandırılan bu olay, zamanla yayılmış ve Smynnaa (Eski İzmir) ve Phokaia(Eski Foça) Aiollerin elinden koparılıp alınmış ve birer İon kent devletine dönüştürülmüştür. LimanTepe’den çıkan eserler…Klazomenai antik kentinin kalınrıları Urla’nın İskele mahallesinde bulunmaktadır.

Turizm :

Urla İskelesi, Yücesahil, Yıldıztepe, Çeşmealtı, Denizli, Zeytinalanı , Özbek, Gülbahçe mahalleleriyle Balıklıova, Kadıovacık, Uzunkuyu, Zeytineli ve Yağcılar Köyleri gerek sahil gerekse sahip oldukları ormanlar bakımından ilçemizin turizm potansiyelinin önemli mevkilerindendir.

İlçenin turizm yönünden en önemli özelliği İzmir’in en yakın denize girme imkanının Urla’da bulunmasıdır. İlçe; kumsalı, denizi ile projeler tamamlandığında en önemli turizm merkezi olmak durumundadır. Özellikle yaz aylarında Kalabak sahilinden, Balıklıova sahillerine kadar uzanan yaklaşık 40 km’lik sahil şeridinde büyüklü küçüklü özel tesisler ve kamu kuruluşlarına ait 6 kamp ve çeşitli alanlara kurulan çadırlarla birlikte denizden yararlananların sayısı oldukça yüksektir.

İlçe genelinde Köprülü Mescidi, Denizli mahallesindeki İslam ve Türk eserleri Rüstempaşa Camii ve hamamı, Yahşibey Külliyesi, Camii/hamamı ve külliyesi, Helvacılar camii ve hamamı, Sübyan Mektebi , Kılıç Hocaali camii, Fatih İbrahimbey camii ve Külliyesi, Kütükminare camii İlçede sayılabilecek tarihi eserlerdir.

İlçe adalarının turizme açılması ve ilçe merkezi başta olmak üzere tüm köylerimizin de turizm hizmetlerinde devamlılık başlıca hedeflerimizdir.

 

 

Gezilecek Görülecek Yerler:

Malgaca İçmeleri, Özbek ve Gülbahçe’deki şifalı sular, bakir ormanlar ve koylar, Urla’nın sahip olduğu doğal zenginlikler olarak göze çarpıyor. Günümüzden 8 bin yıl öncesinden başlayarak, birçok medeniyete ev sahipliği yapan ilçede, arkeolojik ve tarihi alanların sayısı da oldukça fazla.Dünyanın hayran kaldığı İyon şehirlerinden antik Klozomenai kenti, Limantepe Höyüğü ve 2 bin 600 yıllık tarihi geçmişe sahip, Anadolu’nun en eski zeytinyağı işliği görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Tarihi cami ve mescitler, türbeler ve 20′nin üzerinde tarihi çeşme de ziyaretçilerini bekliyor.

ÖZBEK KÖYÜ: Balıkçılık ve ziraatle geçinen köyün camisi içinde asırlık ağaçlar var. Otantik havası ve yarımadanın batı kıyılarındaki yat limanı görülmeye değer.

GÜVENDİK TEPESİ: Çeşmealtı üstündeki bu tepeden açık havada İzmir Körfezi’ni görmek mümkün. Güneşin doğuşu ve mehtaplı gecelerde sunduğu inanılmaz görüntüleriyle ünlü. Tepede leziz et yemekleri yiyebilirsiniz.

MALGACA İÇMELERİ : Mide, böbrek,safrakesesi hastalıklarına iyi gelen içme suyuyla ünlü. Ayrıca kilometrelerce uzunluğunda doğal plaja sahip.

KOKARKÖY: Urla’nın güneyinde. Kokarkoy’da, hem tarihi hem de doğal güzellikler bir arada. Kokarkoy’un temiz denizi bazı yerlerde 98 m derinliğe ulaşıyor.

URLA YARIMADASI : Kısa ve kalın saplı bir çekici andıran, kıyıları çok girintili – çıkıntılı ve adalı bir yarımada İzmir körfezinin sert bir dirsekle birbirine bağlanan iki parçasını açık denizden ayırır.

Urla yarımadasının alçak kesimlerinde Akdaniz makisi, bunun arasında yer yer bağlar ve zeytinlikler, yükseklerde de kurakçıl orman (kızılcam) yer alır. Bir zamanlar çok yaygın olan çekirdeksiz üzüm bağları şimdi yeniden gelişiyor. Bununla beraber, Urla kesimi gibi alanlar dışında tarıma ayrılabilecek yerler sınırlı, nüfus ta azdır. Yalnız İzmir körfezinin güney kıyısı boyunda oturma banliyölerinin buraya doğru yayılmakta olduğu görülmektedir. Gerçekte Urla yarımadasının kıyıları, güzel plajları; yazlık kamp yeri olmaya çok elverişli köşeleriyle, Türkiye’nin turizm bakımından en canlı bir kesimi olmaya adaydır. Çeşme’nin nüfusu (1990′da 21.000), yaz aylarında villa ve otellere gelenlerle çoğalır ve 80 Km. lik iyi bir yol da burayı İzmir’e bağlar. Buna karşılık, Karaburun yarımadası çok engebeli (Akdağ 1.200 m. üstünde), henüz sapa ve yol bakımından elverişsiz durumdadır; fakat burada da kalabalık yerlerden hoşlanmayanların beğeneceği çok plajlar vardır. İlçe merkezinin nüfusu ilk defa 1985 te 2000i, 1990′da 3000′i aşabildi (1975 te 1300, 1980 de 1500, 1985′te 2020 1990′da 3.400). Çevresinde ticarî anlamda nergis çiçeği üretimi gelişme yolundadır.

Ne Yenir?

Urla denince akla ilk gelenler, katmer, kınalı bamya ve deniz kenarında çekilen balık ziyafetleri. Çalkama, oğlak dolması, elbasan, patlıcan sarmalı köfte, kalamar dolması, yufkalı balık dolması, borana, Arnavut böreği, tavşan çullama, bakla köftesi, pazı dolması, domat aşı, düğün çorbası, dana mücveri, nişan baklavası.

Ulaşım:

İstanbul’a 600, Ankara’ya 620, İzmir’e 38 km. Urla’ya İzmir’den kalkan otobüs ve minibüslerle ulaşılıyor.

Urla ilçesine  Üçkuyular’dan kalkan Urla minibüsleriyle ulaşım sağlanmaktadır.


Back to Top ↑